5 Mart 2017 Pazar

Öküzün Aptalı Kasabın bıçağını yalarmış.

Anlamayana vecizeler döktürmekten sakın derler.
Ben gene de söyleyeyim.
Celladının elini öpen nice insan olmuştur insanlık tarihinde kim bilir.
Ama az değildir herhalde.
Sadece dünyasını değil ahiretini de mahveden insancıklar.
Valla sözü çok sevdim.
Öküzün aptalı kasabın bıçağını yalarmış...

Eğer inanırsan tüm masallar gerçek olur. 

26 Şubat 2017 Pazar

Moda ve Kendin Olmak

Moda ve Kendin Olmak

Moda ve Kendin Olmak

Seni diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendin olarak kalabilme, dünyanın en zor savaşını vermek demektir. Bu savaş bir başladı mı artık hiç bitmez. Savaşmazsanız baştan yenilgiyi kabul etmişsiniz demektir. Ama savaşırsanız en kötü olasılık yenilirsiniz. Hiç değilse savaşarak yenilirsiniz.

Bildergebnis für peşi peşine gitmek


Moda… Büyülü bir kelimedir. Moda, insanların son zamanlarda üzerine yoğunlaştıkları ve o günkü toplumun çoğunluğunun onayladığı, peşinden koştuğu, yaşayan ve kabul gören her şeydir. Bu yıl sarı modadır. Sonraki yıl lila, daha sonraki yıl yeşil. Moda yüzyıllarca insanları etkisi altına alagelmiştir. Peki moda olan şey her zaman doğru mudur ? Elbette ki hayır. İnsanlığın özüne ve hakikatine rağmen olan çok moda akımlar gelmiş geçmiş, ülkeleri etkisi altına almış, sonra da kaybolup, yok olup gitmiştir. Garip, farklı, insanlık dışı inançlar toplumları etkisi altına almış; insanlar yıllarca yığınlar halinde yanlışların peşinde koşturmuşlar ama yanılmışlardır.

Bildergebnis für peşi peşine gitmek

Modaya rağmen doğru üzerinde ısrar edebilmek çok zordur. Gün gelir tüm kalabalık toplum karşınıza dikilir. Sürülür, ezilir, itilir, kakılırsınız. Gerçek insan buna rağmen doğrunun yanında kalabilendir. Kimi zaman doğrunun yanında olmak ateşten bir koru elinde taşımak kadar zordur. Sürekli modaya uyarsan diğerlerinden, yanlış yapanlardan, sıradan olanlardan farksız olursun. Modaya sadece bir şartla uyulur. Moda gerçeğin sesi ise…

Bildergebnis für peşi peşine gitmek

Herkes doğrunun, iyinin yanında olma savaşını vermelidir. İnsanoğlunun savaşıdır bu. Kendin olabilme, kendin olarak kalabilme mücadelesidir. Bu savaş bir başladı mı bir daha hiç bitmez. İnsan istese de istemese de savaşmalıdır. Aslında insanın en büyük düşmanı kendisidir. İnsan nefsi ve mefisto* insanın en gerçek düşmanıdır. İnsan gücünü boş yere başka taraflara harcamamalı, dağıtmamalıdır. Eğer defineyi bulacağın garantiyse evi yıkarsın. Çünkü define ile çok daha güzel villalar, saraylar yaparsın. İçimizdeki defineyi bulup çıkarmak için savaşmalıyız. Bunun önündeki en büyük engel de yine biziz, yani kendimiz. Düşmanla karşı karşıya geldik: O biziz.  


2 Ocak 2017 Pazartesi

Necip Millet, Allah Diyen Millet


Ellerime uzanan dudakları tepeyim
Allah diyen gel seni ayağından öpeyim.
Necip Fazıl Kısakürek

28 Aralık 2016 Çarşamba

İrem Derici Mevlana Celalettin Rumi gibi Dünyaya "Değmezsin Ağlamaya" diyor.

İrem derici diyor ki şarkısında; "Dünyanın aşkına değmediğini".

Bunu insan ile dünya arasındaki  sevdaya çevirelim. Yaşlanmış ya da yaşlanmakta olan her insan bu çeviriyi kendi üstüne alabilir.

İrem Derici yerine kendinizi,aşkı yerine de yaşlanmış dünyanızı koyalım.
Peşinden koşup gittiğimiz dünyamızı.

 Sözler her şeyi anlatıyor. Ve...

Dünya uğruna her şeyimizi harcamadan, vaktimiz sona ermeden çıkalım gerçek yola ve Rabb’imizi bulalım artık.

Ne zaman dek bizi terk edip tükürüp atacak dünyanın peşinden koşacağız ki..??

Sonunda Derici'nin klibini de izleyin.

Değmezsin ağlamaya,
Bitip tükenmiş ömür
Her şeyimi harcadım uğruna
Çok aptalmış bu gönül

Hayaller asmıştım
Aşk konulu gönlüm duvarlarına
Ümitler yeşerttim
Aşk kokulu gönlüm baharlarına

Azıcık sevseydin şükretseydin
Sevdamızın hatırına
Deydi mi yitirmeye düşleri
Böyle bir hiç uğruna

Gözün kör olmuş aşkından
Yazık beni acıtan da suçlamadın
Tek başına sevmek yetmiyormuş
Biraz geç oldu ama anladım

Değmezsin ağlamaya
Bitip tükenmiş ömür
Her şeyimi harcadım uğruna

Çok aptalmış bu gönül


6 Kasım 2016 Pazar

NLP PRACTITIONER EĞİTİMİ

NLP PRACTITIONER EĞİTİMİ
NLP Nedir?
NLP yaşamınızı daha zengin ve doyumlu hale getirmek için duygu, düşünce ve davranışlarınızı yeniden programlayarak olaylara, durumlara, alışkanlıklarınıza, ilişkilerinize verdiğiniz anlamları değiştirerek sizi istediğiniz sonuçları almanıza yardımcı olacak bir yaşam sanatı modelidir.
NLP Practitioner eğitiminde, standart NLP bilgi ve teknikleri, teorik ve uygulamalı olarak verilir. Eğitimin hedefi, NLP tekniklerinin günlük yaşam içindeki sorumlu ve yaratıcı kullanımını sağlamak olduğu gibi, gerek özel gerekse iş yaşamında insanlar arasıdaki iletişim süreçlerinin etkinliğini geliştirebilmektir.
NLP Practitioner sertifika eğitiminde, kendinizle ve başkalarıyla kurmuş olduğunuz iletişimi inanılmaz seviyede pekiştirmeyi öğrenirsiniz. Bu eğitimde kendi potansiyelinizi ve öz kaynaklarınızı açığa çıkarıp, nasıl daha etkili biçimde kullanabileceğinizi, yaratıcılığınızı geliştirmeyi ve yeni öğrenme stratejilerini yaşama entegre etmeyi öğreneceksiniz. Tutsak ruh hallerinden kurtulup saniyeler içerisinde özgüven ve enerji dolu ruh hallerine geçiş yapmayı ve yaşam kalitenizi artırmayı öğrenirsiniz.
Bireyler bilginin hızla aktığı çağdaş yaşamın içinde, anlamak, öğrenmek, istediği şeyi gerçekleştirmek, mutlu ve huzurlu olmak ve tabi daha çok kazanmak için çabalıyor. Bu çabalayış içerisinde istediklerini gerçekleştirmek için ayrı bir enerji harcıyor olsa da bazen bunu başaramamanın etkisini mutsuzluk ve huzursuzluk olarak yaşıyor.
Ne sebep onu ulaştırırsa ulaştırsın varılacak Huzur ve mutluluk insanoğlu için hep bir hedef olmuştur.
Bir yaşam sanatı olan NLP (Neuro Linguistic Programming) sizi kendi yaşamınızın mutluluk mimarı, kendi yaşamınızın sanatkarı olmaya davet ediyor.
Yeni bir ''SEN'' olmaya hazır mısın?
Önce kendinle olan iletişiminde; sonra aile, sosyal çevre, iş alanında başarılı olmak için; kendini daha iyi ifade edebilmen için; hayatına bir şey katmayan inançlarını değiştirmek ya da hayatına çok şey katacak zayıf inançlarını güçlendirmek için, seni engelleyen sınırlandırmalardan kurtulman için; engelleri kaldırmak için hoşlandığın ama sana zararı olan şeylerden ya da zararlı alışkanlıklardan kurtulmak için, davranış değişikliği ihtiyacın için, içsel deneyimlerle kendini dışardan izleyerek farkındalık geliştirmek şartıyla tümüyle yepyeni bir yaşama merhaba demen için buluşuyoruz.. :)
Programa katılmalarını tavsiye ediyoruz !
Günlük yaşamda uygulanabilir pratik psikoloji ile ilgilenen herkes bu eğitimi çok sevecek.
İlişkilerini ve iletişim performansını geliştirmek isteyenler bu eğitimden çok faydalanacak.
İnsan potansiyelini keşfetmek, geliştirmek ve hedefle yönlendirmek isteyenler etkilenecek.
Kişisel ve mesleki gelişimi okumak değil, YAŞAMAK isteyenler, bu eğitimi hiç unutamayacak.

Kimler Katılmalı?
Kişisel gelişim sektöründe her alanda NLP  hizmeti vermeyi hedefleyenler
NLP seanslarında profesyonelleşmek isteyenler
Danışanlarına bütünsel çözüm sunmayı amaçlayanlar
Kişisel gelişim sektöründe ayrışmak isteyenler
Kişisel gelişimde başarıyı hedefleyenler
Kendi yaşamına engel olan sınırlayıcı inançlardan kurtulmak isteyenler
İletişimde ustalaşmak isteyenler
Kendini bütünsel olarak keşfetmek ve yaşam dengesini sağlamak isteyenler
NLP PRACTITIONER EĞİTİM İÇERİĞİ:
NLP Hakkında
Hedef Belirleme -  Walt Disney modeli
Öğrenme
Algılanabilir Durumlar
Mantık seviyeleri
Uyum ahenk
İletişim yöntemleri
Temsil sistemleri
Durum yönetimi
Çapa tekniği
Stratejiler
Dil
Meta Model
Milton Modeli
Hipnoz(Hipnoz gerçekte ne anlama gelir?)
Metaforlar
Satir Kategorileri
Yeniden Çerçeveleme
Meta Programlar
Fobileri geçirme tekniği
Patern kırma tekniği
İlgili diğer teknikler ve modeller
Eğitim Süresi: 40 saat
Eğitim sonrası Nlp Uygulamalarına mentörlük ve Tam günlük süpervizyon.
5 HAFTALIK PROGRAM   40 SAAT     PEŞİN ÖDEME 800 TL  2 TAKSİTLİ FİYATI  875 TL

KURSUMUZ   13 KASIM PAZAR GÜNÜ BAŞLIYACAKTIR.  SAAT 09:00-17:00 ARASI OLACAKTIR.

İLETİŞİM    :  0(232) 433 13 30 – 0546 433 13 30




5 Kasım 2016 Cumartesi

İnsan Yükselmek İster

Her canlı doğar, büyür, çoğalır, yaşlanır ve iyi kötü hayatının ürünlerini arkasında bırakarak ölür; biriktirdikleriyle ötelere yolculuğa çıkar. İnsan ve cinlerin diğer canlılardan farkı iradeleridir. İnsan ve cinlerde esfel-i safiline, en alt seviyelere düşme ve a’la-yi illiyine, en yüksek seviyeye çıkmak ancak irade ile olur. 
yükselmek ile ilgili görsel sonucu

Diğer canlılarda şuur ve bilinçli şuura bağlı işlev gören irade olmadığından en yüksek seviyede görevlerini yaparlar ve ölürler; yok olup giderler.
Cinlerin ayrı bir şekilde değerlendirilmesi saklı kalmak üzere biz şimdilik insanı ele alalım. Hangi millet ve ulusa ya da hangi gelir grubuna bağlı olursa olsun, insan aciz bir varlık olarak doğar ve -gençken değil de yaşlılığa bağlı olarak ölürse- yine aciz bir varlık olarak ölür. İki acizlik (bebeklik ve yaşlılık) arasında insan, başına ne zaman ne geleceğini bilmeden yaşar; kendisiyle (ruhuyla) bir bütün olarak yaşayan nefsiyle uğraşarak, mücadele ederek ve onu eğiterek bir ömür sürer. Nefsi onu alır ya en yükseğe götürür ya da aşağıların aşağısına yuvarlar. En yükseklere aday olan insanoğlu, yüksekleri tek hedefi olarak görür ve bu amaç doğrultusunda bütün yaşamı boyunca didinip hakiki insan olma ufkuna ulaşırsa güzel sonu yakalar.

yükselmek ile ilgili görsel sonucu

İnsanın içine yerleştirilmiş olan yükseklere ait olma duygu ve düşüncesi; aslında miraca ulaşma isteğinden başka bir şey değildir. Ulvi yükselmeler için verilmiş bu kapasite kimi zaman yanlış yollara kayar ve dünyaya ait iş ve makamlarda yükselme olarak algılanır, bunun sonucunda meydana gelen yükseliş ise sanal olmaktan öteye geçemez. Çeşitli dünyevi artılara sahip olmakla diğer insanlardan yüksek olduğunu düşünmek ve hissetmek bireyi tehlikeli yollara götürür. Bu his bir süre sonra kibir şeklinde kabuk değiştirebilir. Kibri yücelik olarak gören bir insan bunun onu sonunda Allah’la savaşa sokabilecek duruma getirebileceğini aklına bile getirmez. Çünkü kibir Allah’ın elbisesidir. Kim bunu giyerse, Allah ona savaş ilan eder. Fakat bu elbiseyi giyen insan öyle bir körlük yaşar ki kimin elbisesini giydiğini fark edemeyebilir.
yükselmek ile ilgili görsel sonucu


İnsan bazı büyüklenmeler içine girdiği zaman bunu ilk önce marifet zanneder, hele bir de çevresinde şakşakçılar varsa durum daha da tehlikeli bir hal alır. Her şeyi kendinden bilme hastalığı başladığı zaman insan bunun farkında olamayabilir. Bu noktada insanın en yakın dostları -durumu fark ederlerse- yaptığı yanlışı arkadaşlarına hatırlatmalıdırlar. Evet, hayırhah dostlarınız varsa bu hale düştüğünüzde gerekli anımsatmayı yaparlar; eğer onlar da yoksa siz hangi durumda olursanız olun tehlikede sayılırsınız demektir. En iyisi siz de böyle dostlar edinmeye bakın.

yükselmek ile ilgili görsel sonucu
Sağlığı matematiksel olarak hep “bir” rakamı ile ifade ederler. Birin sağındaki sıfırlar insanın zenginliği olarak söylenegelir. Bir rakamına böyle bir sembol anlamıyla sahipsiniz varsayalım. Artık top sizde, istediğiniz şekilde oynayabilirsiniz. Diyelim ki çok güzel bir oyun çıkardınız, tam da gol atacaksınız, kaleye geldiniz ve gol olmak üzere… İşte tam bu anda birinizi kaybettiniz... Ne olacak?

yükselmek ile ilgili görsel sonucu
Size verilen, sizin garantiniz değildir. Hiçbir zaman da garanti olamaz. Her zaman kaybedebilirsiniz. Ama bu birin yerine gerçek Bir’i yani Allah’ı koyarsanız kaybetmezseniz. Diğer sıfırlar da çalışıp çabalamalarınız olur. Siz bu Bir’i kaybetseniz de "O" hiçbir zaman  darılmaz ve yalnız bırakmaz. Sizi zorlar belki ama çeşitli dert, sıkıntı, musibet ve yaşam olayları ile yükseklere yol almanızı sağlar.
yükselmek ile ilgili görsel sonucu

 Ne zaman ki biz gerçek Bir’i kaybederiz; işte o zaman tehlikeli bir dönemeçteyiz demektir. Bu Bir’i terk edip yerine başka biri, sanal biri koyunca kaybeden biz oluruz. Bu bazen sağlık, bazen mutluluk, bazen de başarı olabilir. Dostlar, akrabalar, istediğiniz kadar bir koyun yerine… İnsanı yükseltecek ya da alçaltacak; fakir ya da zengin yapacak da asıl, gerçek olan Bir’dir: Allah’tır.


yükselmek ile ilgili görsel sonucu
Çevrenize şöyle bir bakın ve sizden yüksek olan her şeyi görmeye çalışın. Uzun boylu insanlar, binalar, dağlar, tepeler… Sonra hayal edin ve kendinizi yükseğe doğru çıkarın. Oradasınız! Şimdi de bu yükseklerden aşağılara bakın. Her şey ne kadar da küçükmüş meğer. İnsan yüksekleri her zaman hayal etmeli. Zaten insan hayalleri ile büyüktür. Eğer bu hayaller gerçek bir hedefe, asıl Bir’e bağlanmışsa...

Küçülmek isteyen de “Nasıl olsa gerçekleşmezler.” diye, hayal kurmayı bıraksın. Vesselam!..