2 Ocak 2017 Pazartesi

Necip Millet, Allah Diyen Millet


Ellerime uzanan dudakları tepeyim
Allah diyen gel seni ayağından öpeyim.
Necip Fazıl Kısakürek

28 Aralık 2016 Çarşamba

İrem Derici Mevlana Celalettin Rumi gibi Dünyaya "Değmezsin Ağlamaya" diyor.

İrem derici diyor ki şarkısında; "Dünyanın aşkına değmediğini".

Bunu insan ile dünya arasındaki  sevdaya çevirelim. Yaşlanmış ya da yaşlanmakta olan her insan bu çeviriyi kendi üstüne alabilir.

İrem Derici yerine kendinizi,aşkı yerine de yaşlanmış dünyanızı koyalım.
Peşinden koşup gittiğimiz dünyamızı.

 Sözler her şeyi anlatıyor. Ve...

Dünya uğruna her şeyimizi harcamadan, vaktimiz sona ermeden çıkalım gerçek yola ve Rabb’imizi bulalım artık.

Ne zaman dek bizi terk edip tükürüp atacak dünyanın peşinden koşacağız ki..??

Sonunda Derici'nin klibini de izleyin.

Değmezsin ağlamaya,
Bitip tükenmiş ömür
Her şeyimi harcadım uğruna
Çok aptalmış bu gönül

Hayaller asmıştım
Aşk konulu gönlüm duvarlarına
Ümitler yeşerttim
Aşk kokulu gönlüm baharlarına

Azıcık sevseydin şükretseydin
Sevdamızın hatırına
Deydi mi yitirmeye düşleri
Böyle bir hiç uğruna

Gözün kör olmuş aşkından
Yazık beni acıtan da suçlamadın
Tek başına sevmek yetmiyormuş
Biraz geç oldu ama anladım

Değmezsin ağlamaya
Bitip tükenmiş ömür
Her şeyimi harcadım uğruna

Çok aptalmış bu gönül


6 Kasım 2016 Pazar

NLP PRACTITIONER EĞİTİMİ

NLP PRACTITIONER EĞİTİMİ
NLP Nedir?
NLP yaşamınızı daha zengin ve doyumlu hale getirmek için duygu, düşünce ve davranışlarınızı yeniden programlayarak olaylara, durumlara, alışkanlıklarınıza, ilişkilerinize verdiğiniz anlamları değiştirerek sizi istediğiniz sonuçları almanıza yardımcı olacak bir yaşam sanatı modelidir.
NLP Practitioner eğitiminde, standart NLP bilgi ve teknikleri, teorik ve uygulamalı olarak verilir. Eğitimin hedefi, NLP tekniklerinin günlük yaşam içindeki sorumlu ve yaratıcı kullanımını sağlamak olduğu gibi, gerek özel gerekse iş yaşamında insanlar arasıdaki iletişim süreçlerinin etkinliğini geliştirebilmektir.
NLP Practitioner sertifika eğitiminde, kendinizle ve başkalarıyla kurmuş olduğunuz iletişimi inanılmaz seviyede pekiştirmeyi öğrenirsiniz. Bu eğitimde kendi potansiyelinizi ve öz kaynaklarınızı açığa çıkarıp, nasıl daha etkili biçimde kullanabileceğinizi, yaratıcılığınızı geliştirmeyi ve yeni öğrenme stratejilerini yaşama entegre etmeyi öğreneceksiniz. Tutsak ruh hallerinden kurtulup saniyeler içerisinde özgüven ve enerji dolu ruh hallerine geçiş yapmayı ve yaşam kalitenizi artırmayı öğrenirsiniz.
Bireyler bilginin hızla aktığı çağdaş yaşamın içinde, anlamak, öğrenmek, istediği şeyi gerçekleştirmek, mutlu ve huzurlu olmak ve tabi daha çok kazanmak için çabalıyor. Bu çabalayış içerisinde istediklerini gerçekleştirmek için ayrı bir enerji harcıyor olsa da bazen bunu başaramamanın etkisini mutsuzluk ve huzursuzluk olarak yaşıyor.
Ne sebep onu ulaştırırsa ulaştırsın varılacak Huzur ve mutluluk insanoğlu için hep bir hedef olmuştur.
Bir yaşam sanatı olan NLP (Neuro Linguistic Programming) sizi kendi yaşamınızın mutluluk mimarı, kendi yaşamınızın sanatkarı olmaya davet ediyor.
Yeni bir ''SEN'' olmaya hazır mısın?
Önce kendinle olan iletişiminde; sonra aile, sosyal çevre, iş alanında başarılı olmak için; kendini daha iyi ifade edebilmen için; hayatına bir şey katmayan inançlarını değiştirmek ya da hayatına çok şey katacak zayıf inançlarını güçlendirmek için, seni engelleyen sınırlandırmalardan kurtulman için; engelleri kaldırmak için hoşlandığın ama sana zararı olan şeylerden ya da zararlı alışkanlıklardan kurtulmak için, davranış değişikliği ihtiyacın için, içsel deneyimlerle kendini dışardan izleyerek farkındalık geliştirmek şartıyla tümüyle yepyeni bir yaşama merhaba demen için buluşuyoruz.. :)
Programa katılmalarını tavsiye ediyoruz !
Günlük yaşamda uygulanabilir pratik psikoloji ile ilgilenen herkes bu eğitimi çok sevecek.
İlişkilerini ve iletişim performansını geliştirmek isteyenler bu eğitimden çok faydalanacak.
İnsan potansiyelini keşfetmek, geliştirmek ve hedefle yönlendirmek isteyenler etkilenecek.
Kişisel ve mesleki gelişimi okumak değil, YAŞAMAK isteyenler, bu eğitimi hiç unutamayacak.

Kimler Katılmalı?
Kişisel gelişim sektöründe her alanda NLP  hizmeti vermeyi hedefleyenler
NLP seanslarında profesyonelleşmek isteyenler
Danışanlarına bütünsel çözüm sunmayı amaçlayanlar
Kişisel gelişim sektöründe ayrışmak isteyenler
Kişisel gelişimde başarıyı hedefleyenler
Kendi yaşamına engel olan sınırlayıcı inançlardan kurtulmak isteyenler
İletişimde ustalaşmak isteyenler
Kendini bütünsel olarak keşfetmek ve yaşam dengesini sağlamak isteyenler
NLP PRACTITIONER EĞİTİM İÇERİĞİ:
NLP Hakkında
Hedef Belirleme -  Walt Disney modeli
Öğrenme
Algılanabilir Durumlar
Mantık seviyeleri
Uyum ahenk
İletişim yöntemleri
Temsil sistemleri
Durum yönetimi
Çapa tekniği
Stratejiler
Dil
Meta Model
Milton Modeli
Hipnoz(Hipnoz gerçekte ne anlama gelir?)
Metaforlar
Satir Kategorileri
Yeniden Çerçeveleme
Meta Programlar
Fobileri geçirme tekniği
Patern kırma tekniği
İlgili diğer teknikler ve modeller
Eğitim Süresi: 40 saat
Eğitim sonrası Nlp Uygulamalarına mentörlük ve Tam günlük süpervizyon.
5 HAFTALIK PROGRAM   40 SAAT     PEŞİN ÖDEME 800 TL  2 TAKSİTLİ FİYATI  875 TL

KURSUMUZ   13 KASIM PAZAR GÜNÜ BAŞLIYACAKTIR.  SAAT 09:00-17:00 ARASI OLACAKTIR.

İLETİŞİM    :  0(232) 433 13 30 – 0546 433 13 30




5 Kasım 2016 Cumartesi

İnsan Yükselmek İster

Her canlı doğar, büyür, çoğalır, yaşlanır ve iyi kötü hayatının ürünlerini arkasında bırakarak ölür; biriktirdikleriyle ötelere yolculuğa çıkar. İnsan ve cinlerin diğer canlılardan farkı iradeleridir. İnsan ve cinlerde esfel-i safiline, en alt seviyelere düşme ve a’la-yi illiyine, en yüksek seviyeye çıkmak ancak irade ile olur. 
yükselmek ile ilgili görsel sonucu

Diğer canlılarda şuur ve bilinçli şuura bağlı işlev gören irade olmadığından en yüksek seviyede görevlerini yaparlar ve ölürler; yok olup giderler.
Cinlerin ayrı bir şekilde değerlendirilmesi saklı kalmak üzere biz şimdilik insanı ele alalım. Hangi millet ve ulusa ya da hangi gelir grubuna bağlı olursa olsun, insan aciz bir varlık olarak doğar ve -gençken değil de yaşlılığa bağlı olarak ölürse- yine aciz bir varlık olarak ölür. İki acizlik (bebeklik ve yaşlılık) arasında insan, başına ne zaman ne geleceğini bilmeden yaşar; kendisiyle (ruhuyla) bir bütün olarak yaşayan nefsiyle uğraşarak, mücadele ederek ve onu eğiterek bir ömür sürer. Nefsi onu alır ya en yükseğe götürür ya da aşağıların aşağısına yuvarlar. En yükseklere aday olan insanoğlu, yüksekleri tek hedefi olarak görür ve bu amaç doğrultusunda bütün yaşamı boyunca didinip hakiki insan olma ufkuna ulaşırsa güzel sonu yakalar.

yükselmek ile ilgili görsel sonucu

İnsanın içine yerleştirilmiş olan yükseklere ait olma duygu ve düşüncesi; aslında miraca ulaşma isteğinden başka bir şey değildir. Ulvi yükselmeler için verilmiş bu kapasite kimi zaman yanlış yollara kayar ve dünyaya ait iş ve makamlarda yükselme olarak algılanır, bunun sonucunda meydana gelen yükseliş ise sanal olmaktan öteye geçemez. Çeşitli dünyevi artılara sahip olmakla diğer insanlardan yüksek olduğunu düşünmek ve hissetmek bireyi tehlikeli yollara götürür. Bu his bir süre sonra kibir şeklinde kabuk değiştirebilir. Kibri yücelik olarak gören bir insan bunun onu sonunda Allah’la savaşa sokabilecek duruma getirebileceğini aklına bile getirmez. Çünkü kibir Allah’ın elbisesidir. Kim bunu giyerse, Allah ona savaş ilan eder. Fakat bu elbiseyi giyen insan öyle bir körlük yaşar ki kimin elbisesini giydiğini fark edemeyebilir.
yükselmek ile ilgili görsel sonucu


İnsan bazı büyüklenmeler içine girdiği zaman bunu ilk önce marifet zanneder, hele bir de çevresinde şakşakçılar varsa durum daha da tehlikeli bir hal alır. Her şeyi kendinden bilme hastalığı başladığı zaman insan bunun farkında olamayabilir. Bu noktada insanın en yakın dostları -durumu fark ederlerse- yaptığı yanlışı arkadaşlarına hatırlatmalıdırlar. Evet, hayırhah dostlarınız varsa bu hale düştüğünüzde gerekli anımsatmayı yaparlar; eğer onlar da yoksa siz hangi durumda olursanız olun tehlikede sayılırsınız demektir. En iyisi siz de böyle dostlar edinmeye bakın.

yükselmek ile ilgili görsel sonucu
Sağlığı matematiksel olarak hep “bir” rakamı ile ifade ederler. Birin sağındaki sıfırlar insanın zenginliği olarak söylenegelir. Bir rakamına böyle bir sembol anlamıyla sahipsiniz varsayalım. Artık top sizde, istediğiniz şekilde oynayabilirsiniz. Diyelim ki çok güzel bir oyun çıkardınız, tam da gol atacaksınız, kaleye geldiniz ve gol olmak üzere… İşte tam bu anda birinizi kaybettiniz... Ne olacak?

yükselmek ile ilgili görsel sonucu
Size verilen, sizin garantiniz değildir. Hiçbir zaman da garanti olamaz. Her zaman kaybedebilirsiniz. Ama bu birin yerine gerçek Bir’i yani Allah’ı koyarsanız kaybetmezseniz. Diğer sıfırlar da çalışıp çabalamalarınız olur. Siz bu Bir’i kaybetseniz de "O" hiçbir zaman  darılmaz ve yalnız bırakmaz. Sizi zorlar belki ama çeşitli dert, sıkıntı, musibet ve yaşam olayları ile yükseklere yol almanızı sağlar.
yükselmek ile ilgili görsel sonucu

 Ne zaman ki biz gerçek Bir’i kaybederiz; işte o zaman tehlikeli bir dönemeçteyiz demektir. Bu Bir’i terk edip yerine başka biri, sanal biri koyunca kaybeden biz oluruz. Bu bazen sağlık, bazen mutluluk, bazen de başarı olabilir. Dostlar, akrabalar, istediğiniz kadar bir koyun yerine… İnsanı yükseltecek ya da alçaltacak; fakir ya da zengin yapacak da asıl, gerçek olan Bir’dir: Allah’tır.


yükselmek ile ilgili görsel sonucu
Çevrenize şöyle bir bakın ve sizden yüksek olan her şeyi görmeye çalışın. Uzun boylu insanlar, binalar, dağlar, tepeler… Sonra hayal edin ve kendinizi yükseğe doğru çıkarın. Oradasınız! Şimdi de bu yükseklerden aşağılara bakın. Her şey ne kadar da küçükmüş meğer. İnsan yüksekleri her zaman hayal etmeli. Zaten insan hayalleri ile büyüktür. Eğer bu hayaller gerçek bir hedefe, asıl Bir’e bağlanmışsa...

Küçülmek isteyen de “Nasıl olsa gerçekleşmezler.” diye, hayal kurmayı bıraksın. Vesselam!..

Temizlikçiler


İnsanda bağışıklık sistemleri vardır. Akyuvar olarak da adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir. Vücudu bulaşıcı hastalıklara ve yabancı maddelere karşı koruyan akyuvarlar, bağışıklık dizgesinin önemli bir bölümünü oluşturur. Sağlıklı yetişkin bir insanın bir litre kanında 4.000.000.000-11.000.000.000 adet, bir başka tanımla, bir damla kanda yaklaşık 7.000 ila 25.000 arası akyuvar her an hazır bulunur. Yabancı bir madde veya bir mikrop vücuda girdiğinde çok değişik yöntemlerle mücadele ederler ve vücudu korurlar.
Ruhumuzu da etkileyen mikroplar ve virüsler vardır. Bunlara karşı da hazırlıklı olmalı, bulaşma ve taciz anında hemen karşı refleksler oluşturulmalıdır. İnsanın görevi güzel hedefe doğru olan yolları açmaktır. Evrensel güzel insani değerlere giden patikalar otobana dönüştürülmelidir. Bunun için ruhsal alet ve savunma araçlarının her an hazır olması gerekir. İstenen ve aranan hedef her zaman yüksek insani değerler olmalıdır.
Biz, arkadan gelecekler için, önümüzdeki yolları önceden kat etmeliyiz. Gelecek nesiller düşünülmeli; onlar için kafa patlatılmalıdır. Evet, birilerinin gelecek nesiller için çok çalışması gereklidir. Yoldaki ışık ve işaretleri gördüyseniz önden yol açmalısınız. Engelleri ortadan kaldırmalısınız ki geriden gelenler temizlediğiniz yollardan hızlı bir şekilde güvenle geçsinler. Siz bir çeşit temizlikçisiniz. Asla yapabileceklerinizi küçük görmeyin.
Kimin büyük olduğunun, kimin karşısında eğilmesini gerektiğinin farkına, idrakine varan insan sadece O’nun karşısında eğilecektir. Diğerlerinin karşısında ise eğilmeden, sadece tevazu kanatlarını açıp alçak gönüllülükle hareket edecektir. Allah, önünde saygı ile eğilebileceğimiz yegane, tek Yaradan'ımızdır. Diğerlerinin önünde eğilme olsa olsa sadece O'ndan dolayı olur.
İnsan geldiği yeri en yüksek yer zanneder. Aslında sadece kendi tavanına ulaşabilmiştir. Biz daha işin başında kendimizi bir şey zannettik!
 Halbuki; bulunduğu yerde mükemmel olan biri hiç de mükemmel değilmiş!


4 Kasım 2016 Cuma

Ailemiz Neden Bu Hale Geldi?

·      Kim Rahman'ın hikmetlerle dolu ders olarak gönderdiği Kur'ân'ı göz ardı ederse, Biz de ona bir şeytan sardırırız; artık o, ona arkadaş olur.

·      Bu şeytanlar onları yoldan çıkarırlar, ama onlar kendilerinin hâlâ doğru yolda olduklarını sanırlar.



                                                                                                          Zuhruf  36 – 37









·      Biz mutlaka sizi biraz korku ile, biraz açlık ile, yahut mala, cana veya ürünlere gelecek noksanlıkla deneriz. Sen sabredenleri müjdele!

·      Sabırlılar o kimselerdir ki başlarına musîbet geldiğinde, "Biz Allah'a âidiz ve vakti geldiğinde elbette O'na döneceğiz" derler.




Bakara 155 - 156

Yorgunluk ile Birlikte Yükselmede Devamlılık

Yorgunluk ile Birlikte Yükselmede Devamlılık
Hepimiz en tepeye çıkmak istiyoruz. Ama dinlenmeyi ihmal ettiğimiz için bir süre sonra yoruluyor, kayıyor ve düşüyoruz. Unutulmamalı ki; yolda dinlenmek ama hedeften ayrı düşünmemek de bir nevi yola devam etmektir.
İnsanlara yardım etme yolundaysan diğerlerine göre bir adım öndesin demektir. Başkalarını yükseltmek için çalışırsan sen de yükselmiş olursun. Uyurken bile yükselirsin. Çünkü uyumak da güç toplamak amaçlı olduğundan yola devam etmek demektir. Bilge Selman b. Farisi, aradığı ışığın peşinde rahipten rahibe koşar ve en sonunda mükemmeli bulur. Sen de gözünü hedeften uzak tutmazsan illa ki bir gün en iyiyi bulursun.
Güzel işlerde çalışanlar da yorulabilirler. Kafa ve zihin yorgunluğunu dinlenerek gidermek, ruh beden ilişkisini dengede götürmek gerekir.
Yapılan işleri Allah adına yapınca daha az yorulursunuz. İşe O’nun adına başlayınca yollar açılır; O’nun adına yapılan işten geriye sadece tatlı bir yorgunluk kalır.
Musa Peygamber’in "Dilimi çöz…" diye bir duası vardır, o güzel sözleri söyleyince işler biraz daha kolaylaşıverir. Nedir bu güzel sözler?
Yâ Rabb. Genişlet göğsümü. Kolaylaştır işimi. Çözüver şu dilimin bağını. Ta ki anlasınlar sözümü. Bana da ailemden birini yardımcı kıl. Onunla beni takviye et. Onu bu işime ortak et. Ta ki seni daha çok analım.
İnsan kendi dünyasını güzelleştirmek için çalışırsa daha çok yorulur ama O’nun ve güzel evrensel değerlerin herkese ulaşması uğruna çalışırsa iş değişir. Biz doğrudan hiçbir şeyi düzeltemez, hiç kimseyi değiştiremeyiz. Bizim yaptığımız sadece tuşa dokunmak gibi bir şeydir. Evet, sadece tuşa dokunuruz ve sonucunu bilmeyiz. Zaten sonucun ne olduğu da bizi ilgilendirmez. Niyetini sağlam tut, iyinin peşinde ol, çalış, gerisine bakma! Takipçisi olduğun iş ya olur ya kısmen olur veya olmaz; güzel işi biri başlar, başkası bitirir, önemli değildir. Önemli olan amaç yolunda olmaktır. Hedef yolun kendisidir. İstanbul’un fethi yolunda olanların hepsi İstanbul’u fethetmiş gibidir.
O’na dayanmak, illa istediğimiz hedefe ulaşmak için değil de amaç için çalışarak yolda olmak, durmadan ama dinlenerek yürümek, ümitsizliğe düşmemek başarının sırları olsa gerek. Bir sınavlar zinciridir hayat baştan başa. Çocukluktan başlar insanoğlu için sınavlar ve ruhun bedenden ayrılacağı âna kadar da devam eder durur. Anlayıp sezebilenler için bu küçük küçük imtihanlar, birer eleme ve finale kalan ruhların tespit edilmesiyle alâkalıdır; insanoğlunun vicdanında ve ruhanîlerin gözünde tespit edilmesiyle…