24 Mart 2010 Çarşamba

Sanal Ortamın Yalancı İlişkilerine Aldanmayın

Günlük koşuşturmalar, eşlerin birbirine yeterince vakit ayırmaması ve ihmal, sosyal ilişkilerin zayıflığı, sanal ortam ilişkilerini cazip hale getiriyor. Sanal arkadaşlıklarla kişi içine kapanıyor, derin bir yalnızlıkla birlikte ailede sorunlar ortaya çıkıyor. Sanal ilişkiler genelde yalancı kimlikler üzerinde sürerken, gerçek hayata geçildiğinde bu birliktelikler de yürümüyor.

Genç bayan son zamanlarda eşinin Facebook'taki arkadaşlığından rahatsızdı. "Kocam, 15-20 yıl önce âşık olduğu liseli kızı Facebook'ta bulmuş." diyordu. Son yıllarda kişiler arası iletişim ve etkileşimin yerini "net arkadaşlığı" denilen sanal iletişim ve etkileşimler almaya başladı. Yaş, cinsiyet, sosyo-kültürel ve mesleki durum fark etmeksizin pek çok insanın sanal ortamda kurduğu ilişkilerin, yaşamlarına olumludan ziyade olumsuz etkisinin olduğu da bir gerçek. Yorucu ve yoğun günlük koşuşturmalar, bireyleri sosyal ilişkilerden epeyce uzaklaştırmışken, sanal arkadaşlıklar bu uzaklaşmayı birkaç kat daha artırmakta. İnsanlar artık, eşi, çocukları, anne-babası, komşusu ve arkadaşlarıyla vakit geçirmek yerine sanal ortamdaki yalancı ilişkilere vakit ayırmayı tercih etmekteler. Peki, nedir bunun sebebi?

İnsanların içlerinde hissettikleri bireysel yalnızlıktan kurtulmak istemeleri, kendilerini yargılamaksızın dinleyen birilerine ifade etme istek ve ihtiyacı, paylaşma, anlaşılma, kabul görme ve beğenilme gibi istek ve ihtiyaçlar sanal ilişkilere yönelmenin en temel sebepleri arasındadır. Birçok insan bir yanıyla bakıldığında bu ihtiyaçlarının sanal arkadaşlıklar kurarak karşılanacağını sanırken, diğer yanıyla kendilerini pek çok riske attıklarının da farkında olmamakta ya da bu riskleri görmezden gelmektedirler.

Özellikle yalnızlıktan kurtulmak için sanal ilişkiler kuran kişiler, aslında daha derin bir yalnızlığa sürüklenir. Çünkü; sanal ortamda kendilerini oldukları gibi değil, olmak istedikleri gibi tanıtırlar. Oysaki, sağlıklı ilişkilerin temelini karşılıklı dürüstlük ve güven duygusu oluşturur. Bu tür bir karşılıklı güvenin söz konusu olamadığı sanal arkadaşlıklar, bir anlamda, yalan arkadaşlıklara dönüşür. Kişiler sanal ortamda söylediklerine aldanıp daha ileriye giderler ve gerçek hayatta buluşma kararı da alabilirler. Bu buluşmalardan "Asıl kişilikleri ve halleriyle birbirlerine uymadıkları" gerçeğini görürler ve hayal kırıklığına uğrarlar. Bunun peşi sıra derin bir yalnızlık hissi ve depresyon da eşlik edebilir.

Peki sanal ortamda tanışarak yapılan evlilikler ne kadar sağlıklı? Yüz yüze görüşmelerle alınan evlilik kararında bile yanlış adımların atılması söz konusu iken "ses tonu, söyleyiş tarzı, sosyal ortamlarda sergilenen tavır ve davranışlar, beden dili" gibi pek çok unsurun gözlemlenemediği sanal bir ortamda, bireyin eş adayını seçmede doğru kararlar vermesi mümkün değildir. Bu şekilde yapılan pek çok evliliğin boşanmayla sonuçlanması da bunun bir ispatıdır.

Sanal ilişkilerin bir diğer riski de bireylerin özel yaşamlarına zarar vermesidir. Evli ve çocuklu bir kadın/erkeğin, nette kurduğu sanal ilişki, gerçek yaşamında aile ilişkilerine zarar verir, aileyi baş edilemez sorunların içine atar. Böyle bir durumda, eşlerin birbirine duyduğu saygı, sevgi ve güven biter. Tartışma ve çatışmalar artar, çocuklar da bu huzursuz ve sevgisiz ortamda mutsuz olur.

Sanal arkadaşlığın risklerinden korunmak için neler yapılabilir?

EBEVEYNLERE;

Ergen çocuklarınıza sağlıklı sosyal yaşam alanı oluşturun. Bu sayede çocuklar, sanal arkadaşlığa ihtiyaç duymayacak ve doyumlu sosyal ilişkiler geliştirebileceklerdir. Onlara kişilik ve yaş dönemi özelliklerini öğretin. Çocuğunuzun kimlerle arkadaşlık ettiğini bilin. Suçlayıcı, yargılayıcı değil, destekleyici, kontrollü ebeveynler olun.

EVLİLERE;

Gerçek hayatın sorunlarından kaçarak sanal ortamın yalancı cazibesine dalmak yerine, sorunlarını çözme çabası gösteren bir insan olun. Gerçek yaşamdaki kişiler arası ilişkilerini güçlendirmeye özen gösterin. Eş, çocuk, anne ve babanıza daha çok zaman ayırmaya çalışın ve bu ilişkilerini daha anlamlı kılmaya özen gösterin.


* Fatih Üniversitesi, Uzm. Reh. Psk.Danışman, Aile Terapisti

Hiç yorum yok: